Samtay Vakfı

Kategoriler

İzlenilen ürünler

Yazarlar

Haber bülteni

116 İnsan


MaÄŸusa haritasında yüzlerinin ve yüreklerinin iz düÅŸümü kalmış 116 İnsan.

Detaylar

Satışta
35,00 Ytl

Mevcut:

100 Stoktaki Ürün


ÖNSÖZ

DÜÅžTEN...GERÇEÄžE... Yıl, 1955... ÖÄŸretmen babamın nakli MaÄŸusa’ya çıktığında henüz ilkokula baÅŸlamamıştım. Fakat, daha o yaÅŸlarda baÅŸlamıştı MaÄŸusa’ya hayranlığım... Farklı inanış ve kültürler mozaiÄŸi, o yıllarda, açıkça izlenebiliyordu kasabamızda... Mahallemizde bulunan Ayios Xorinos Kilisesi’nde her pazar Rum’ların yaptıkları ayinleri kilisenin kapı aralığından izliyorduk. Ramazan aylarında annemle Lala Mustafa PaÅŸa Camii’ne (St. Nicholas Kilisesi) teravi namazına da gidiyorduk. Hisar üstlerinde, sarı papatyaların süslediÄŸi yeÅŸil kadife otlar üzerinde yaptığımız piknikler, Çifte Mazgallar’da saklanbaç oyunlarımız... Bu devrelerde, bir baÅŸka kutlanırdı bayramlarımız... 1963 olayları ile kale içine kapandık. BuÄŸday Camii’nde MaÄŸusa halkının oynadığı tiyatrolar moral ve umut veriyordu kendini açık cezaevinde hisseden halka. Orta okulu Gazi İlkokulunda bitirdik, barakalarda... 1974 Barış Harekâtı’yla zorlu bir savaÅŸ yaÅŸadık, Gazi oldu sevgili kentimiz. YaÅŸadıklarımın bu kısacık özeti, MaÄŸusa’nın tarihinden bir kesit deÄŸil midir ? ‘Tarih; yalnız savaÅŸlardan, fetihlerden, ganimetlerden, güçlerden ibaret deÄŸil’ diyor yazarlar, tarihçiler... Bireylerinin yaÅŸam tarzı, tutkuları, düÅŸünceleri, yarattıkları eserler, ürettikleri, politik mücadeleleri, tarih kitabını oluÅŸturacak birer yaprak... Yabancı birkaç araÅŸtırmacı haricinde kimse yazmamış tarihimizi, kentimizi... Bazı mermerler üzerindeki minik bir not, rast gele bulunan yırtık bir resim, farelerin kemirdiÄŸi sararmış gazete parçaları ve hayatta olanların anımsayabildiÄŸi bölük pörçük anıları... Onun geçmiÅŸini aydınlatmak için hep birer cılız mum parçaları... “YaÅŸadığımız kentin dününü araÅŸtırarak bugünlere; dünü ve bu gününü de yarınlara taşımak,” İşte, ‘Samtay Vakfı’nın kuruluÅŸ amacının özeti... Yıllardır, MaÄŸusa’ya geniÅŸ imkânları ile donanmış bir kütüphane kazandırma düÅŸüncesi, içimde hep büyüyen, fakat bir türlü hayata geçirme fırsatını bulamadığım bir arzu idi. Neden bir kütüphane ? Bunun cevabı çok eski yıllarda saklı... Köyünün ilk RüÅŸtiye’lilerinden, ilk (bir-iki kiÅŸi) öÄŸretmenlerindendi babam... Annem ise Viktorya eÄŸitimi almış ilk bayanlarındandı köyünün... Köylerinde sahip oldukları ilklere önce kitaplar, dergiler, günlük gazete, sonra gramofon, taÅŸplâklar, radyo, buzdolabı vs. eklendi... Yemek / içmek kadar önemliydi evimizde, okumak.... Bez bebeÄŸimin kamıştan eli elimde, ne serüven yaÅŸadık Güliver’le birlikte... BaÅŸka dünyalar olduÄŸunu da öÄŸrendim Macellan’la dolaÅŸtığım sayfalarda... Geceleri, Babamın anlattığı “Binbir Gece Masalları” bin bir güzel düÅŸ taşıyordu o minicik dünyamda. Babam edebiyata çok ilgi duyardı. Milli, sosyal, hicivli ÅŸiirler yazardı. Toplumu etkileyen olaylara büyük duyarlılık gösterir, gazetelere o konularda yazı yazar ya da ÅŸiirlerle gönderide bulunuyordu. ÖÄŸretmen olduÄŸundan takma isimler kullanıyordu yazıp yayınlattıklarına.... ÖÄŸretmenlik yaptığı yıllarda yazılı çocuk oyunları pek bulunmadığından dolayı milli ve özel bayram günlerinde kendisinin yazdığı çocuk oyunlarını oynatırdı öÄŸrencilerine... (GençliÄŸinde, yine kendisinin yazdığı bir piyeste oyunculuk yaptığını da anlatmıştı) Zengin kütüphanesinden olduÄŸu kadar, kendi yazdığı skeç ve çocuk piyeslerinden de çevresindekilerin yararlanmasına imkân verirdi. (Yazmış olduÄŸu çocuk oyunlarının büyük bir kısmı, yazık ki, verdiÄŸi okullardan kendisine geri dönmedi, zamanla kaybolup gittiler) 1963 yılının kanlı / göçlü olayları sırasında tüm kitapları köydeki evimizden talan edildi. Babam, bu kitaplarının ziyan olmasını hiç unutamadı. (Seksen dört yaşında vefat eden babam, son günlerine kadar kaybolan yüzlerce kitabının isimlerini saydı, durdu, hatırladı) Daha sonraki yıllar içerisinde olanaklarımız arttıkça, evimizdeki kitap sayısı da hep arttı ve eÅŸimin de aynı derecede kitap sevmesi kendi evimizde de zengin bir kütüphane oluÅŸmasına neden oldu. MaÄŸusa’ya kalıcı bir eser kazandırma düÅŸüm, kitapları da MaÄŸusa kadar sevdiÄŸimden, geniÅŸ imkânlara sahip bir kütüphane oluÅŸturma üzerinde yoÄŸunlaşıyordu.... Bu yoÄŸun duygularımla önce, “Eski MaÄŸusa’yı Koruma ve YaÅŸatma DerneÄŸi”ni, MaÄŸusa’ya gönül vermiÅŸ arkadaÅŸlarla kurarken, Sevgili Kentimize hizmet verme heyecanını yaÅŸadık. Fakat bu heyecanlara raÄŸmen asıl düÅŸlerimin bir dernek çatısı altında hayatiyet kazanması pek de mümkün görünmüyordu. Dahası, imkânsızdı... Ne yapacağıma, nasıl yapacağıma iliÅŸkin düÅŸüncelerim beni zorlayıp dururken, yıllardır, MaÄŸusa’lı bir gazeteci olarak gazete yazılarından, haberlerinden, ÅŸiirlerinden ve diÄŸer kültürel-sanatsal çalışmalarından bir ‘MaÄŸusa sevdalısı’ bildiÄŸim AraÅŸtırmacı-Yazar Bülent FevzioÄŸlu’ndan gelen “MaÄŸusa adına bir kültür-sanat-araÅŸtırma ve yazın vakfı kurma’ önerisini, hiç tereddütsüz kabul ettim. “DüÅŸlerim” gerçekleÅŸiyordu.... EÅŸim de aynı duygu ve düÅŸünceleri yıllardır taşıdığından, bir aile vakfı olarak kısa adı SAMTAY olan “(Suna ve Ata Atun) MaÄŸusa Tarihini AraÅŸtırma ve Yazın Vakfi”nı süratle kurduk. Bu noktada Bülent FevzioÄŸlu’na teÅŸekkürü bir gönül borcu biliyorum. Kendisi, yılların birikimi ve fikir sermayesi olan çok çeÅŸitli kitapları yanında, yıllarca araÅŸtırma yaptığı arÅŸiv nitelikli bilgilerle dolu dosyalarını hiçbir karşılık beklemeden Vakfımıza bağışladı. Bülent, ilk yayımladığı ÅŸiir kitabı “Sancılı Kan Yumağı”ndaki bir ÅŸiirinde oÄŸluna seslenerek, ÅŸöyle yazmıştı : Sana benden kalacak satmazsak ÅŸayet Kitaplarımdır oÄŸlum Bir de alnımın teri.... Sen, kitaplarınla alın terini, koca bir kentin kullanımına verdin Sevgili Bülent ! Sana, bu kentte yaÅŸayan ve daha sonra yaÅŸayacak olan herkeslerin teÅŸekkür borcu vardır... Vakfın kuruluÅŸu, kuruluÅŸ senedi ve tanıtım amblemi hep üç kiÅŸi ile elele, omuz omuza, yürek yüreÄŸe gerçekleÅŸti. Ata, Bülent ve ben. Amblemimiz : İngiliz Sömürge Yönetimi’nin Kıbrıs’ta egemen olduÄŸu 1955 yılında kullanıma sürdüÄŸü 15 serilik posta pullarının sonuncusundan esinlenerek [çok küçük deÄŸiÅŸikliklerle] hazırlanmıştır. Pul üzerinde, Kıbrıs Adasında uzun yıllar egemen olan Bizans, Lüzinyan, Osmanlı ve Venedik yönetimlerinin özgün armaları yer almaktadır. Vakfımızın ilk çalışması, Eski MaÄŸusa resimlerinden oluÅŸan minik bir cep albümü hazırlamak olmuÅŸtur. İkinci çalışmamız elinizde tutmakta olduÄŸunuz kitaptır. Bu kitabın hazırlanması aÅŸamasında, her sanatçının biyografisinin en yeni bilgileri içermesi konusunda çok titiz davrandık. Pek çok sanatçı ile temasa geçerek biyografilerini kendi ifadeleri ile hazırladık. Çok keyifli ve yoÄŸun bir çalışma idi. Bülent’in profesyonel araÅŸtırmacı olması, sanatçılara ait önceden hazırlanmış arÅŸivleri bulunması, çalışmalarımızın süratli bir ÅŸekilde tamamlanmasında büyük etken oldu. O, titiz bir hoca, bense hocasının beÄŸenisini kazanmak için uÄŸraÅŸan çalışkan bir öÄŸrenci oldum... Sonuç olarak; “MaÄŸusa Haritasında Yüzlerinin ve Yüreklerinin İzdüÅŸümleri Kalmış 116 İNSAN” ilk kitap yayınımız olarak ortaya çıktı.

Bu kitabın ortaya çıkması sürecinde hep yanımızda olan iki güzel insana mutlak surette teÅŸekkür etmek istiyorum. EÅŸim, Ata ATUN ve Ürün Yayınları sahibi Metin TURAN. Ata’ya, özellikle fotoÄŸrafların hazırlanmasında ve bilgisayarla ilgili tüm teknik çalışmaların düzenlenmesinde gösterdiÄŸi sabır ve özen için teÅŸekkür ederken; Metin’e, Vakfın kuruluÅŸundan itibaren bizlere omuz vermesi, Vakfımızın Türkiye’de kabul görmesinde büyük gayret göstermesi ve MaÄŸusa fotoÄŸraf albümü ile bu kitabımızın baskısındaki yoÄŸun ilgisi, katkısı ve dostluÄŸu için... Suna ATUN

  • Sayfa: 472
  • Boyutları: 16,5x24 cm

Åžu an müÅŸteri yorumu bulunmamakta.

Sadece kayıtlı üyeler yorum gönderebilir.

Kitaplar

Åžu anda yeni kitap yok

En çok satılanlar

Åžu an en iyi satanlarda ürün yok

Kampanyalar

Åžu anda kampanya ürünü yok