Samtay Vakfı

Kategoriler

İzlenilen ürünler

Yazarlar

Haber bülteni

Kıbrıs Türk Edebiyatında Öykü'nün 107 Yıllık Kronolojik-Antolojik Tarihsel Süreci 2


Nostaljik YolculuÄŸum Sürerken

Detaylar

Satışta
25,00 Ytl

Mevcut:

100 Stoktaki Ürün


TARİHİN DERİNLİKLERİNDE NOSTALJİK YOLCULUÄžA, YILDIZLARIN AYDINLIÄžINDA DEVAM…

Birinci cildini 2004 yılında yayımladığımız öykü antolojisi içerisinde yer verdiÄŸimiz öykülerimizin büyük çoÄŸunluÄŸu, dikkat ve titizlikle eski gazete ve dergilerden toplanarak araÅŸtırılması so-nucu ilk kez bu kitabımızda topluca sunulmuÅŸtu. Çalışmalarımız, hiç kuÅŸkusuz bir tarih araÅŸtırmasıdır… Bir kültür tarihi araÅŸtırması… Samtay Vakfı yayını olarak okurlarla paylaÅŸtığımız öykü anto-lojimizi araÅŸtıran ve hazırlayanlardan biri olarak, ilk cildimize yazdığım önsöze ‘Tarihin Derinliklerinde Nostaljik Bir Yolculuk’ baÅŸlığını vermiÅŸtim. Öykülerimize dair ilk nostaljik yolculuÄŸumuzun son durağı, Bener Hakkı Hakeri’nin İstiklal gazetesinde yayımlanan öyküsü olmuÅŸtu. Zorunlu bir duraktı bu, çünkü kitabımız, 500 sayfaya ulaÅŸmıştı ! Ancak… Uzun ve heyecanlı yolculuÄŸumuz, tarihin derinlikle-rinde devam ediyordu…

Hangi köÅŸelerde kimlerin, hangi duygu ve düÅŸüncelerle yazılmış ne çok öyküleri vardı… Kültür tarihimizin köÅŸe bucaklarında kalan bu öyküler o kadar belleklerden uzaklaÅŸmışlardı ki, samimiyetle itiraf edebilirim ki, bu öykülerinin varlıklarını yazanları bile unuturken, artık aramız-da olmayaların eÅŸ ve çocukları ise, hiç haberdar deÄŸillerdi… Samtay Vakfı olarak biz, bir tür ‘kayıp aile’ olan öykülerle ya-zarlarını, öykülerle yazar ailelerini ilginç bir heyecan ve sevinçle buluÅŸturduk… Samtay Vakfı BaÅŸkanı olarak benim, büyük onur duyduÄŸum bir buluÅŸturma oldu bu… Samtay Vakfı kitap yayın programı içerisinde, 2004 tarihli ilk öykü antolojimizden sonra, arada, 6 kitabımız daha yayımlandı… Ve bu son 6 kitabımızdan sonra, yayın sırası yine, öykülerimi-ze, öykülerimizin 2’nci cildine geldi… Ülkemizin ünlü radyo ve Tv. program yapımcı ve sunucuların-dan Sn. Hüseyin Kanatlı’nın 1949 tarihli öyküsüyle baÅŸlayan ikinci nostaljik yolculuÄŸumuzdaki son durak ise, Sn. Yılmaz Hakeri’-nin Sn. Kanatlı’dan tam 20 yıl sonra (1969) yazdığı öyküsü oldu. Bu cildimiz içerisinde yer alan öykülerimizin büyük çoÄŸunlu-ÄŸu da yine, ilk cildimizde olduÄŸu gibi eski gazete ve dergi kolek-siyonlarının yıpranmış, sararmış ve hatta unutulmuÅŸ sayfaları ara-sından ‘kurtarılmış öyküler’dir… 24 öykü yazarımızdan yalnızca yedisi kitaplarını yayımlamış yazarlarımızdır…

Antoloji çalışmamızın kronolojik bir sıralamayla yürütülme-sinden dolayı, kitapları yayımlanan yazarlarımızın öyküleri de kendi kitaplarından alınmış ve hatta adil bir seçki olabilmesi için de, kitaplarına kapak olan öyküleri antolojimiz için seçilmiÅŸtir… Ve yine kitapları yayımlanan öykücülerimizin eski gazete ve dergi sayfaları arasında kalmış, kendilerinin bile kitaplarına alma-dıkları ilk öykü çalışmaları, öykü sürecimizin tarihselliÄŸini daha doÄŸru belirleyebilmemiz için yeni öyküleriyle birlikte okurlarımı-za ve arÅŸivlerimize sunulmuÅŸtur…

Yazınımızın tarihsel süreci içerisinde öykü konularında görü-len çeÅŸitlilik, dikkat çekicidir. İlk cildimizde tek öyküsü ile buluÅŸ-tuÄŸumuz yazarlarımız çoÄŸunluktaydı. Bu yolculuÄŸumuzda ise OÄŸuz KusetoÄŸlu hariç, yazarlarımızın en az iki öyküsüne rastla-dık. İkiden fazla yazan öykücü sayısı ise çoÄŸunlukta idi. ‘Bir zamanlar…’ üretilenleri paylaÅŸmak, garip bir duygu… Öyküleriyle buluÅŸtuklarımız arasında kayıp gidenler, yaÅŸam ateÅŸleri sönenler olsa da, sonuçta, kültür ve sanat tarihimize ışık tutan her yazar, bizim yıldızımızdır… Günümüz öykücülüÄŸüne aktardıkları aydınlıklar için tümüne teÅŸekkürler, saygılar, sevgiler… Suna ATUN Samtay Vakfı BaÅŸkan Kıbrıs Türk yazınında öyle görülüyor ki en çok ürünü olan dal, ÅŸiirdir. Çok kez kısa oluÅŸu, kolay yayınlanır; ÅŸarkı, türkü olarak söylenilirliÄŸi; kolayca ezberlenebilir olması ÅŸiirin daha çok üretilmesinin nedenlerindendir. Bu dal içerisinde anonim ya da üreteni bilinen destanlarla ağıtların sayısı az deÄŸildir. Bence ÅŸiirin kolay ezberlenebilirliÄŸi toplumlarda, kimi olayların anlatılmasında kullanılmasının nedenlerinden birisiyse, diÄŸer bir neden buna baÄŸlı olarak dünlerde yayın organlarının olmayışı ya da azlığından ötürü kimilerini olupbitenleri, düÅŸüncelerini anlatmak için ÅŸiir söylemeÄŸe itmesidir. Bunların arasında ÅŸiir alanında usta olanlarla ÅŸiirin ilkelerini bilmeyenlerin oluÅŸu bu yönden varlaÅŸtırılan yapıtların yazınsal deÄŸerini ortaya koymuÅŸtur. Nedir yazılan; ister ÅŸiirin usta ÅŸairlerin bildiÄŸi ilkelere uygun olsun, isterse olmasın toplumun yapısını, kimi olayları ve yazanda, söyleyendeki düÅŸünceleri aktarması yönünden önem taşımaktadır.

Bu gibi ÅŸiirlerin çoÄŸu; toplumbilimcilerle tarihçilere kaynak olup o zamanın olaylarına varmada belgesel nitelikteki yapıtlardır. SAMTAY Vakfı ilgililerinin olabildiÄŸince toplumumuzdaki ağıtlarla destanları derlemeÄŸe, ortaya çıkarmaÄŸa; yazınla ilgilenenlere olduÄŸu kadar toplumumuzun dünlerdeki yaÅŸamı, düÅŸüncesi, yapıpetmelerinde bilgileri dizelerde, ÅŸiirlerde görmeÄŸi isteyenlere üç kitap halinde sunmaları, gerçekten önemli olaydır. Bundan ötürüdür ki bugüne dek yayımladığım dört destanı, yapıtta yer alması için yeniden gözden geçirilmiÅŸ biçimleriyle vermekten geri kalmadım. Kitapta yer verilmemiÅŸ kimi destanlar varsa bu yer verilmeme, yayımlamama belki de yazanların tutumlarından kaynaklandı. İlerilerde vakıf ilgilileri bu üç yapıtın yeni baskılarını yaparlarsa kitaplara girmeyen ve sonradan bulunan, verilen ağıtlarla destanları, güçlükleri aÅŸarak, ekleyecekler ya da yeni ikinci baskılara gidilmezse, çalışmalarına bakarak, bir dördüncü kitabı yayımlayacaklarını diyebilirim. Elinizdeki kitap “Kıbrıs Türk Halk Edebiyatında Destanlar Ve Ağıtlar Üzerine Bilgiler - Belgeler - AraÅŸtırmalar” adıyla yayımlanan üçüncü yapıttır ve ilk ikisini tamamlayıcıdır. Bu kitapta da destanlarla ağıtlara emek verenlerin yaÅŸamöyküleri eklendi ve okurun daha önceki iki yapıt hakkında bilgi sahibi olması için “onlarda yer alan yazarlar ve konulara”a yer verildi. Yapıtın baÅŸka bir özelliÄŸi, 1950 sonrasında ve içlerinde baÅŸlangıçlardaki destan anlayışından farklı anlayışla yazılmış bulunan geniÅŸ soluklu destanlara yer verilmiÅŸ olmasıdır. Her üç yapıt bu toplumun, adadaki yaÅŸamı, olupbitenleri ozanların dilinden öÄŸrenmek isteyenler için önemli yapıtlar olup öÄŸrenim kurumlarımızda “yazınımız üstüne bilgi verenler”in ya da “bilgi almak isteyenler”in yararlanabilecekleri baÅŸyapıt özelliÄŸindedir. Yapıtın bütününü okuduÄŸum halde içeriÄŸi üstüne ayrıntılı bilgi vermeÄŸi gereksiz görüyor; okuru ağıtlar ve destanlarla, yaÅŸamöyküleriyle, konuyla ilgili yazılarla baÅŸbaÅŸa bırakıyor, böylesi geniÅŸ kapsamlı üç yapıtı yayımlayanlara teÅŸekkür etmeÄŸi ve kutlamağı borç sayıyorum.

Bener Hakkı HAKERİ

  • Boyutları: 14,5x20,5 cm
  • Sayfa: 386

Åžu an müÅŸteri yorumu bulunmamakta.

Sadece kayıtlı üyeler yorum gönderebilir.

Kitaplar

Åžu anda yeni kitap yok

En çok satılanlar

Åžu an en iyi satanlarda ürün yok

Kampanyalar

Åžu anda kampanya ürünü yok